İsmail Malatya nın şiiri şiir şiirleri ÇoközeLiz.Net Şiirler
Çarşamba, Mart 18th, 2009 | Editör:

Atatürk’ü Tanımlıyor
Şu fabrika, baraj,okul
Atatürk’ü tanımlıyor.
Çağdaşlaşma, bilim, akıl
Atatürk’ü tanımlıyor

Bağımsızlık, medeniyet
Hoşgörü ve iyi niyet,
Özgürlükler, cumhuriyet
Atatürk’ü tanımlıyor.

Geleceğe dönük her düş,
Bağmsızlık denen ateş,
Her gün sabah doğan güneş,
Atatürk’ü tanımlıyor.

Limanlar, köprüler, yollar,
Çocukları saran kollar,
Meyvelerle dolu dallar,
Atatürk’ü tanımlıyor.

Rahat ortam ağız tadı,
Türklüğün yükselen adı,
Ne de güzel bak soyadı,
Atatürk’ü tanımlıyor.

İsmail Malatya

Konu için yapılan aramalar

 

PaylaÅŸ

52 Responses

  1. 1
    İSMAİL MALATYA 

    İSMAİL MALATYA KİMDİR?

    1969 yılında Sivas’ın Yıldızeli ilçesinde doğdum.İlk ve orta öğrenimimi memleketimde tamamladım.1988 yılında Samsun Eğitim Yüksek Okulu’ndan mezun oldum.
    Çocukluk yıllarımdan beri şiir ve çocuk öyküleri yazdım.Halen şiirler ve öyküler yazmaya devam ediyorum.
    İki tane şiir kitabı,yüze yakın öykü kitabı yazdım.Çocuk edebiyatı ile ilgili çalışmalarım devam etmektedir..
    Yazmış olduğum şiirler ve cocuk öyküleri ulusal ya da yerel birçok gazete veya dergide yayınlanmıştır.
    Evliyim,Furkan Mehmet ve Şiir Sena adlarında iki çocuğum var.

  2. 2
    admin 

    Allah bagışlasın … Şiirlerinizi bekliyoruz . Şiirlerinizi sitemizde yayınlamaktan mutluluk duyacagımıza emin olabilirsiniz …

  3. 3
    İSMAİL MALATYA 

    ÇOKLU ZEKA KURAMI

    Baştan başa zihinsel
    Akla dönük düşünsel,
    Yorum dolu,kişisel
    Çoklu zekâ kuramı.

    İçsel, ritmik,uzamsal
    Kinestetik,mantıksal,
    Bedensel ve kuramsal
    Çoklu zekâ kuramı.

    Sözel ve matemetiksel
    Doğa zekası görsel,
    Grupsal ve müziksel
    Çoklu zekâ kuramı.

    İsmail Malatya

  4. 4
    İSMAİL MALATYA 

    GELİN BİR FİDAN DİKELİM

    Ya kazma, ya kürek, ya bel
    Al eline peşimden gel,
    Türkiye’miz olmasın çöl
    Gelin bir fidan dikelim.

    Erezyonla mücadele
    Elbet edilir el ele,
    Çorak topraklara bile
    Gelin bir fidan dikelim.

    Yurdumuz cennet bahçesi
    Olmalıdır yok ötesi,
    Tek vücut edip herkesi
    Gelin bir fidan dikelim.

    İSMAİL MALATYA

  5. 5
    İSMAİL MALATYA 

    CANIM ÖĞRETMENİM

    Annem,babam ve sensin
    Beni şekillendiren,
    Beni sevgiyle saran
    Bana kol kanat geren.

    Beni aydınlatırsın
    Bilgi,sevgi verirsin,
    Gelecek ellerinde
    İleriyi görürsün.

    Seni çok seviyorum
    Her şeyimsin canımsın,
    Yüreğimin içinde
    Canımdan da yakınsın.

    İsmail MALATYA

  6. 6
    İSMAİL MALATYA 

    BİRİCİK KİTAPLARIM

    Resimleri çok renkli
    Karıştırması zevkli,
    Çeviririm sürekli
    Güzel sayfalarını.

    Konuşurum onlarla
    Okuyorum sanırlar,
    Bütün oyuncaklarım
    Bizleri kıskanırlar.

    Yırtmam,yıpratmam asla
    Gözüm gibi bakarım,
    Ufkumu genişletir
    Biricik kitaplarım.

    İSMAİL MALATYA

  7. 7
    İSMAİL MALATYA 

    Sevgi
    Tüm canlılar aç
    Hepsi de muhtaç
    Gönüllerde taç
    Yürekte inanç
    Dertlere ilaç
    O bir ihtiyaç
    Yudum yudum iç
    Etrafına saç
    Kalbini kuşat
    Onu hep yaşat
    Sevgidir adı
    Hayatın tadı.

    İsmail Malatya

  8. 8
    İSMAİL MALATYA 

    BABAM VE SİGARA

    Baba şu sigarayı
    İçme artık diyorum,
    Biliyorsun zararlı
    Çok rica ediyorum.

    Paran boşa gidiyor
    Sağlığın bozuluyor,
    Annem,kardeşim,dedem
    Oldukça üzülüyor.

    Bıraksan sigarayı
    Afiyet sağlık bulsan,
    Hem bize hem çevreye
    İyi bir örnek olsan.

    İSMAİL MALATYA

  9. 9
    İSMAİL MALATYA 

    ALİCAN

    Alican sağlığının
    Kıymetini biliyor,
    Ne kadar besin varsa
    Ayrım yapmadan yiyor.

    “Düzenli beslenelim
    Can boğazdan geliyor,
    Unutmayın sporu
    Sürekli yapın”diyor.

    Alican çok sağlıklı
    Çok güçlü,hastalanmaz,
    Yüzü sürekli güler
    Okuldan geri kalmaz.

    İsmailMALATYA

  10. 10
    İSMAİL MALATYA 

    ŞEMSİYEM

    Açtığımda üstümde
    Bir mantar gibi durur,
    Yağmurlardan,doludan
    Beni karlardan korur.

    Şemsiyem kış boyunca
    Olur bana arkadaş,
    Yürürüm ıslanmadan
    Olmaz üstüm başım yaş.

    İsmailMALATYA

  11. 11
    İSMAİL MALATYA 

    MARTILARLA DANS

    Ortaköy’de gezerken
    Huzurla dolar içim,
    Büyüsü sarar beni
    Bilseniz hem ne biçim.

    Adalar,Boğaz,Haliç
    Küçükçekmece Gölü,
    İstanbul baştan başa
    Olmuş sevgi sembolü.

    Güverteye konarlar
    Uçarlar,kur yaparlar,
    Ekmeğin parçasını
    Ta havada kaparlar.

    Harem’den Sirkeci’ye
    Her gün martılarla dans,
    Ömür katar insana
    Her saniyesi avans.

    İsmail MALATYA

  12. 12
    İSMAİL MALATYA 

    ÇOCUKLUK OYUNLARI

    Hendekten Karagöl’e
    Balıklama atlardık,
    Çal’ın eteklerinden
    Sarı çiğdem toplardık.

    Oklarla nişan alıp
    Ağaçlara saplardık,
    Alınan puanları
    Sonunda hesaplardık.

    Yorulmayı bilmezdik
    Olsa da karnımız aç,
    Dört Dombalak oynardık
    Çevirirdik hep topaç.

    Uzun Eşek oynarken
    Ağrırdı hep belimiz,
    Kim Vurdu? nun sonunda
    Kızarırdı elimiz.

    İsmail MALATYA

  13. 13
    İSMAİL MALATYA 

    EBRU SANATÇI OLDU

    Serpil öğretmen sınıfa girdi,çocuklarla selamlaştı.Yüzünde gülümseme,gözlerinde ışıltı vardı.Çantasını öğretmen masasının üstüne koydu ve öğrencilere döndü:
    _Çocuklar,size bir sürprizim olacak!
    Cihan:
    _Zaten ben anlamıştım öğretmenim.
    Serpil öğretmen:
    _Nasıl anlamıştın Cihan?
    Cihan:
    _Sınıfa gülümseyerek girişinizden.
    Serpil öğretmen:
    _ Başka günler asık suratla mı giriyorum sınıfa?
    Cihan:
    _Hayır öğretmenim,öyle demek istemedim.
    Serpil öğretmen:
    _Anlaşıldı,demek ki yüz ifadem beni ele verdi.
    İpek:
    _Öğretmenim,sürprizinizi merak etmeye başladım.
    Serpil öğretmen:
    _Merak ve heyecan olmazsa sürprizin bir önemi kalmaz ki…
    Barış:
    _Lütfen öğretmenim,daha fazla meraklandırmayın bizi!
    Serpil öğretmen:
    _Tamam tamam,sizi daha fazla meraklandırmayayım.Cuma günü bir sanat derneğine geziye gideceğiz.Ebru sanatı hakkında bilgi sahibi olacağız,örnek çalışmaları inceleyeceğiz.
    Ebru:
    _Yaşasın,benim sanatımı öğreneceğiz!
    Serpil öğretmen:
    _Evet çocuklar,Ebru arkadaşınız,adını bir sanat dalından almış.Ebrunun nasıl bir sanat dalı olduğunu öğreneceğiz. Ancak sizden bir şey isteyeceğim.
    Ebru:
    _İsteyin öğretmenim,isteyin!
    Serpil öğretmen:
    _Teşekkür ederim Ebru,artık heyecanını yenersen sevinirim.(Öğretmen sınıfa döndü)Dernekteki görevlilere sormak için sorular hazırlayın.
    Öğrenciler büyük bir heyecanla Cuma gününün gelmesini beklemeye başladılar.Duvarları ve hayallerini ebru sanatını süsleyen ebru sanatını yakından tanımaktan daha güzel ne olabilirdi ki…
    Nihayet beklenen gün geldi.Okulun üç sokak ilerisindeki sanat derneğine yürüyerek gittiler.Dar merdivenlerden ikinci kata çıktılar.Dört tane yetkili merdivenlerin başında güler yüzle onları karşıladılar.Kolonya ve çikolata ikram edip adlarını sorarak her biriyle ayrı ayrı tanıştılar.Ebru’nun adı oldukça ilgilerini çekti.”Ebru sen sanatçı mı olmaya geldin?Ne kadar güzel adın varmış senin!”dediler.Daha sonra ebru sanatçısı olan bayanla,çalışmaların yapıldığı salona geçtiler.Büyükçe bir masanın etrafında toplandılar.Sanatçı,ebru sanatı hakkında biraz bilgi verdikten sonra,örnek çalışmalar yapmaya başladı.Birbirinden güzel çalışmaları büyük bir hayranlıkla izlediler.
    Sanatçı bayan:”Ebru,sen de denemek ister misin?diye sordu.Ebru,güzel bir kırmızı gül yapmak için boyayı suya damlattı.Arkadaşları onu coşkulu bir şekilde alkışladılar.Sanatçı bayan:”Ebru Sanatçı Oldu.”dedi.Tüm öğrenciler,diledikleri renkleri kullanarak,teknedeki suya boyaları damlattılar.Sanatçı,kağıdı tekneye serdi ve kaldırdı.Böylece güzel bir ebru çalışması yaptılar. Yaptıklarına kendileri bile inanamadılar.
    Sanatçı,öğrencilerin sordukları tüm soruları cevapladı.Gerekli gördükleri açıklamalaı yanlarında getirdikler not defterlerine not ettiler.
    Yapılan çalışmaları sınıf annesi olan Suna’nın annesi,çerçeveletmiş olarak sınıfa getirdi.Sınıfça yaptıkları çalışmayı Ebru’ya göndermişlerdi.Altına da “Ebru Sanatçı Oldu”yazmışlardı.
    Ebru:
    _Gözlerime inanmıyorum,ne kadar harika!diye sevincini ifade etti.
    Diğerlerini sınıfın bulunduğu koridora astılar.Pek de güzel oldu.Okuldaki diğer öğrenciler gelip hayranlıkla incelediler.Belli etmemeye çalıştılar ama kıskandıkları halleriden belliydi.
    Ebru,Suna’nın annesine teşekkür etti.Okul çıkışı kendisine gönderilen ebru çalışmasıyla birlikte eve gitti.Annesi,babası ve kardeşi çok mutlu oldular.Hep birlikte ebru çalışmasının altındaki yazıyı okudular:”Ebru Sanatçı Oldu”
    Ebru çalışmasını Ebru’nun odasına,hatta yatağının başına astılar.
    O günden sonra Ebru,sanatçı olamadı belki ama ebru sanatına karşı büyük ilgi duydu.

    İsmail MALATYA
    0505 765 98 42

  14. 14
    İSMAİL MALATYA 

    ATATÜRK ŞİİRLERİ

    Bir köşesinde yatar
    Kalbim onlarla atar,
    İçime coşku katar
    Atatürk şiirleri.

    Duygu dolu her satır
    Maziyi hatırlatır,
    Sanki beni anlatır
    Atatürk şiirleri.

    Gökyüzüne bakıyor
    Mehmetçikler okuyor,
    Çanakkale kokuyor
    Atatürk şiirleri.

    Her sözü bir öğüttü
    Kahramandı yiğitti,
    Beni bir şair etti
    Atatürk şiirleri.

    İSMAİL MALATYA

  15. 15
    İSMAİL MALATYA 

    YILDIZELİ SİVAS

    Hasretlik sarıyor inan her yanı
    Sılayı çekiyor insanın canı,
    Sözü uzatmayım;ben Yenihan’ı
    Öyle özledim ki;göresim geldi.

    Gözlerimde Hamamcoğul Çayırı
    Alibolillerin yokuş bayırı,
    Şiir değil,bil ki bu bir duyuru
    Öyle özledim ki;göresim geldi.

    Çermik tepesinde sarı taşları
    Fayık’ın Hacı’nın dönen kuşları,
    Ekmek paylaştığım arkadaşları
    Öyle özledim ki;göresim geldi.

    Etyemez’de yakalardık balığı
    Bozuk olurdu Resso’nun kılığı,
    Berber Sebati’yi,yani Kalık’ı
    Öyle özledim ki;göresim geldi.

    Daim yaşıyorum ben bu hasreti
    Hocaların telaşeli Saffet’i,
    İbraham Emmi’min oğlu Ahmet’i
    Öyle özledim ki;göresim geldi.

    Yıllar geçip artırıyor acıyı
    Ana ,baba,gardaşları,bacıyı,
    Apuş Dede’nin torunu Hacı’yı
    Öyle özledim ki;göresim geldi.

    Harmanları ,düzlükleri,dağları
    Han Irmağı’na attığım ağları,
    Kömbeleri,katmerleri,yağları.
    Öyle özledim ki;göresim geldi.

    Anşa’nın Gölü’ne dalıp yüzmeyi
    Dörtyola doğru dolaşıp gezmeyi,
    Masatı,orağı,örsü,kazmayı
    Öyle özledim ki;göresim geldi.

    Benek benek olurdu boyunları
    Tuz yalatıp,sulardık koyunları,
    Kuzularla oynardık oyunları
    Öyle özledim ki;göresim geldi.

    Bizim deli tutuyordu Fener’i
    Yenilince kovalardı Soner’i,
    Cimbomlu Ali’yi,bir de Ömer’i
    Öyle özledim ki;göresim geldi.

    Yemlikleri,kavurgayı,hediği
    Kavak dalından yaptığım düdüğü,
    Çulluların kara başlı güdüğü
    Öyle özledim ki;göresim geldi.

    Mahallede herkes tezek yakardı
    Bütün Yıldızeli tezek kokardı,
    Baykuş Hasan melul melul bakardı
    Öyle özledim ki;göresim geldi.

    Tel örgünün arasından dalardık
    Hastanenin güllerini yolardık,
    Horoz şekerleri alıp yalardık
    Öyle özledim ki;göresim geldi.

    Akşam yedi gibi gelirdi sığır
    Nefesim kesilirdi, bağır bağır,
    İnekler sağılırdı, ağır ağır
    Öyle özledim ki;göresim geldi.

    Mustafa Emmi kağnıyla geçerdi
    Suçatında çevlükleri biçerdi,
    Diz kılarda gözeden su içerdi
    Öyle özledim ki;göresim geldi.

    Bulgur kaynatırdık;bakır kazanı
    Pirsultan’ı ,bizim koca ozanı,
    Eli kalem tutan,şiir yazanı
    Öyle özledim ki;göresim geldi.

    Demircinin Osman her gün içerdi
    Koca evi gözleri zor seçerdi,
    Kimi zaman görmez,dümdüz geçerdi
    Öyle özledim ki;göresim geldi.

    Nüfusçu Sefer olmuştu emekli
    Kutlamıştı eğlenceli,yemekli,
    Siyah bir şapkası vardı,terekli
    Öyle özledim ki;göresim geldi.

    Yerken batırırdı onları bala
    Sonra bıyığını burardı Pala,
    ‘Midem kalktı!’derdi Pakize Hala
    Öyle özledim ki;göresim geldi.

    Pasaklı Zeyno’nun değer nazarı
    Anası Hatça’dan yerdi azarı,
    Ne güzeldi Yıldızeli Pazarı
    Öyle özledim ki;göresim geldi.

    Tam altı ay bürünürdü beyaza
    Meydan okurduk, donduran ayaza,
    Kısmet olursa giderim bu yaza
    Öyle özledim ki;göresim geldi.

    İSMAİL MALATYA halim çok beter
    YILDIZELİ SİVAS burnumda tüter,
    Yeter be bu kadar hasretlik yeter
    Öyle özledim ki;göresim geldi.

    İSMAİL MALATYA

  16. 16
    İSMAİL MALATYA 

    Annem
    Acıkınca karnımı
    Sütün ile doyurdun,
    Şefkatli kollarında
    Mışıl mışıl uyurdum.

    Üstünde senin sevgin
    En büyük sevgilerin,
    Dünyaları verseler
    Dolamaz asla yerin.

    Severek okuduğum
    Öğreten kitap sensin,
    Solmasın güzel yüzün
    Ömür boyunca gülsün.

    Gelincikten kırmızı
    Papatyadan sarısın,
    Ağustos sıcağında
    Kartepe’nin karısın.

    Benzettiğim hiçbir şey
    Seni tarif etmiyor,
    Ne söylesem bilmem ki?
    Kelimeler yetmiyor.

    İsmail Malatya

  17. 17
    İSMAİL MALATYA 

    SAAT

    Uzun olan yelkovan
    Kısası ise akrep,
    Yorulmaz onlar asla
    Kadranda dönerler hep.

    Ona bakar gideriz
    Eve,okula,işe,
    Herkes alışmış artık
    Bu düzenli gidişe.

    Saatleri bellidir
    Yenir üç öğün yemek,
    Günü iyi kullanmak
    Bilgi,başarı demek.

    İsmail MALATYA

  18. 18
    İSMAİL MALATYA 

    MESLEKLER

    Benim adım Cimcime Sena;
    Ben sekreter olacağım
    Genel müdürün yanında,
    Aksatmadan yapacağım
    Bütün işleri anında.
    Yaptırırım her gün bakım,
    Hem güzelim hem de şıkım.

    Ben ise Afacan Mehmet;
    Bir futbolcu olacağım
    Süper goller atacağım,
    Sezon sona erdiğinde
    Gol kralı olacağım.
    İdmana çıkarım her gün,
    Cimbom’da oynarım bir gün.

    İSMAİL MALATYA

  19. 19
    İSMAİL MALATYA 

    GÜNEŞ’E BAK

    Başını kaldır Neşe
    Güneş’e bak Güneş’e,
    Ne güzel gülümsüyor
    Saçıyor bize neşe.

    Altından taç takıyor
    Kral gibi bakıyor,
    Sanki dört bir yanından
    Işık seli akıyor.

    İSMAİL MALATYA

  20. 20
    İSMAİL MALATYA 

    SARIŞIN AYŞE

    Yeşil yeşil gözlerim
    Sarı sarı saçları,
    “Sarışın Ayşe”diyor
    Bana arkadaşlarım.

    Ayakkabılarım da
    Gözlerim gibi yeşil,
    Yanaklarım kırmızı
    Açmış sanki birer gül.

    Yakası mavi olan
    Kırmızı elbisem var,
    Bileğimde boncuklar
    Ne güzel duruyorlar.

    İSMAİL MALATYA

  21. 21
    İSMAİL MALATYA 

    MÜZELER

    Ayasofya, Topkapı
    Bir hazine, bir servet,
    Dolmabahçe Sarayı
    Dolaşılmalı elbet.

    Soluruz nefes nefes
    Geçmişi, geleceği,
    Daha neler neler var
    İnsanın göreceği.

    Tarihi öğreniriz
    Ne hoş olur gezmesi,
    Sanata doyuruyor
    Resim Heykel Müzesi.

    İSMAİL MALATYA

  22. 22
    İSMAİL MALATYA 

    OKYALIM YAZALIM

    Ekmek,su gibi gerek
    Okuyalım,yazalım,
    Severek,isteyerek
    Okuyalım,yazalım.

    Okuyanlar bilirler
    Toplumda sevilirler,
    Öykü,masal,şiirler
    Okuyalım,yazalım.

    İSMAİL MALATYA

  23. 23
    İSMAİL MALATYA 

    LÖSEMİ ile SAVAŞ

    Sinsice geliverir
    Sokulur yavaş yavaş,
    şiirin devamı ilgili kategori de TIKLAYIN

    İSMAİL MALATYA

  24. 24
    İSMAİL MALATYA 

    ÇİÇEKLER DALINDA GÜZEL

    Elbet yar elinde güzel
    Dökünce yolunda güzel,
    Yalvarırım koparmayın
    devamı

  25. 25
    İSMAİL MALATYA 

    ÇALIŞINCA OLUYOR

    Tüm güçler bir noktada
    Buluşunca oluyor,
    Yapamam deme sakın
    Çalışınca oluyor.

    Çalışmak zor gelmesin
    Alışınca oluyor,
    Planlı,prgramlı
    Çalışınca oluyor.

    İSMAİL MALATYA

  26. 26
    İSMAİL MALATYA 

    AĞRI DAĞI

    Tektaş yüzük gibi göz kamaştırır
    Başında bulunan kar Ağrı Dağı,
    Sanki gelinlerin duvağı olmuş
    Köpük köpük bulutlar Ağrı Dağı.

    Bütün dağlara tepeden bakarsın
    Türüm türüm reyhan,kekik kokarsın,
    Ayrılanı hasretinle yakarsın
    Kim demiş,benzerin var Ağrı Dağı.

    İSMAİL MALATYA

  27. 27
    İSMAİL MALATYA 

    İSTANBUL

    Boğazın iki yanı
    Açık hava müzesi,
    Sembolün olmuş senin
    Güzelim Kız Kulesi.

    Camiler,kiliseler
    Dizilmişler yan yana,
    Hoşgörü örneğini
    Sergilersin cihana.

    Bizans’ı,Osmanlı’yı
    Derin derin solurum,
    Topkapı Sarayı’nda
    Ben kendimi bulurum.

    Güzelliğin daima
    Herkesçe görmüş kabul,
    Ömrüme kattın ömür
    Benim canım İstanbul.

    İSMAİL MALATYA

  28. 28
    İSMAİL MALATYA 

    TUT ELİMDEN

    Sevgine susuzum ben
    Olabildiğince aç,
    Gönlünün kapısını
    Ne olursun artık aç.

    İlk günki gibi inan
    Duygularım bambaşka,
    Tut elimden yeniden
    Yelken açalım aşka.

    İSMAİL MALATYA

  29. 29
    İSMAİL MALATYA 

    İlköğretim Haftası
    Okulların açıldığı
    İlk haftada kutluyoruz,
    İlköğretim Haftası’nı
    Mutluluktan uçuyoruz.

    Okullar açıldı diye
    Nasıl coştuk,nasıl coştuk,
    Çantamızı hazırlayıp
    Erkenden okula koştuk.

    Yüzümüzde gülücükler
    Sınıflara doluyoruz,
    Yüreğimiz ısınıyor
    Çok çok mutlu oluyoruz

    İsmail Malatya

  30. 30
    İSMAİL MALATYA 

    UÇAN ÇOCUK

    Sihirli kanat takıp
    Hayalim oldu uçmak,
    Yıldızlardan öteye
    Sonsuza yelken açmak.

    Uzanıp bulutlara
    Özgürce dolaşırdım,
    Bilinmeyen ne varsa
    Hepsine ulaşırdım.

    Bütün gezegenleri
    Yıldızları sayardım,
    Güneş’e saatlerce
    Bakar bakar doyardım.

    Yaklaşırdım yanına
    Selam verirdim Ay’a,
    Sevgiyle kucaklaşır
    El sallardım Dünya’ya.

    İSMAİL MALATYA

  31. 31
    İSMAİL MALATYA 

    ARKADAŞLIK KURALIM

    Benim adım Yasemin
    Arkadaşlık kuralım,
    Kendimizi tanıtıp
    Birazcık konuşalım.

    Bu yıl bire başladım
    Tam yedi oldu yaşım,
    Okulluyum artık ben
    Tertemiz üstüm başım.

    Haydi kalk,gel yanıma
    Birlikte oturalım,
    İstersen teneffüste
    Bir de oyun kuralım.

    Tabi neden olmasın
    Ben de Ömer Beyaztaş,
    Hem aynı sınıftayız
    Olalım biz arkadaş.

    İSMAİL MALATYA

  32. 32
    İSMAİL MALATYA 

    Kızılay
    Çadır verir,su verir
    Pişirir sıcak aşı,
    Dertlere ortak olur
    Siler gözlerden yaşı.

    On yedi Ağustosta
    Deprem oldu Gölcük’te,
    Kızılay yardım etti
    İnsanlara güçlükte.

    Muhtaç olan ki varsa
    Kızılay hemen koşar,
    Çektiği acıları
    Gider onunla yaşar.

    İsmail Malatya

  33. 33
    İSMAİL MALATYA 

    MİNİK SERÇE

    Uç minik serçe,uç
    Bulutlara uç
    Umutlara,uç
    Uçurtmalara,balonlara
    Karışa karışa uç.
    Çocuklarla
    Yarışa yarışa uç,
    Uç minik serçe uç
    Barışa uç.

    İSMAİL MALATYA

  34. 34
    İSMAİL MALATYA 

    YILDIZELİ’NE MEKTUP

    Selim Başkan,sorunları çözdün mü?
    Kesülük Bayırı’nın yolu nasıl?
    Armutluk’tan Çamlıbel’den ne haber?
    Tomas Deresi’ndeki çalı nasıl?

    İlçenin halkı yardım ediyor mu?
    Kızılay yanlarına gidiyor mu?
    Söyle onlar da bayram ediyor mu?
    Memleketin yetimi,dulu nasıl?

    Değiller şükür ne susuz,ne de aç
    Babam üç senedir bakıma muhtaç,
    Anama gelmedi bir kere usanç
    Karametli kadının halı nasıl?

    Kolay mı halkın TOKİ’den gelişi?
    Nasıl esnafın,sanatkarın işi?
    İyi mi alım satımın gidişi?
    Sami Öğretmen’in Avar Balı nasıl?

    Hayvancılık gelişiyormuş he mi?
    Bolmuş malın,davarın otu,yemi,
    Rahatsız etmedim inşallah seni?
    Karabaşlı güdüğün yalı nasıl?

    Han Irmağı sessizce akıyor mu?
    Ömer’in çocukları okuyor mu?
    Gelinlik kızlar kilim dokuyor mu?
    Yolluk,seccade,heybe,halı nasıl?

    Anlatmakla hasretlikler son bulmaz
    Yine de erinme bana cevap yaz,
    Çalıyor mu Kunduracı İbo saz?
    Şu Kavaklı Kadir’in oğlu nasıl?

    İSMAİL MALATYA

  35. 35
    İSMAİL MALATYA 

    ÖZLEDİM

    Kardelenin,çiğdemlerin bittiği
    Çobanların koyunları güttüğü,
    Köroğlu’nun borusunun öttüğü
    Divriği’nin yaylasını ÖZLEDİM.

    Atatürk’ün konuk olup yattığı
    Bu devletin temelini attığı,
    Yiğidin şanına şöhret kattığı
    Delikanlı yuvasını ÖZLEDİM.

    Şarkışla’nın sümbülünü,gülünü
    Kangal’ımın köpeğini,gölünü,
    İmranlı’yı,Suşehri’ni,Gürün’ü
    Sıcak Çermik havasını ÖZLEDİM.

    Kızıldağ’ın geçilmez yokuşunu
    Ayazını,boranını,kışını,
    Madımağı,hele ekmek aşını
    Meşhur Sivas Kalesi’ni ÖZLEDİM.

    Irmak kenarından kumu elerdi
    Anam beni höllüklere belerdi,
    Elin açar hayır dua dilerdi
    O mübarek kınasını ÖZLEDİM.

    Gardaşımın şivesini,dilini
    Doğduğum yer şirin YILDIZELİ’ni,
    Çok sığır yaydığım Çamlıbel’ini
    Al ineğin danasını ÖZLEDİM.

    İsmail MALATYA

  36. 36
    İSMAİL MALATYA 

    TOPRAK KONUŞUYOR

    Ne olur kesmeyiniz
    Şu yemyeşil ağaçları
    Kökleri bizi tutar
    Bırakmaz sellere
    Serinletir sizleri
    Hem de çevreyi süsler
    Ferahlatan dalları
    Ben varsam ağaç da var
    Ağaç varsa ben varım
    Toprak konuşmaz aslında
    Dile geldi duygularım.

    İSMAİL MALATYA

  37. 37
    İSMAİL MALATYA 

    ŞİİR BAHÇESİ ATATÜRK VE CUMHURİYET KONUK ŞAİRLER BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR SİVAS’I ÖZLEDİM xxx ŞİİRSEL AKIŞ

    BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR

    TOPRAK KONUŞUYOR

    Ne olur kesmeyiniz
    Şu yemyeşil ağaçları
    Kökleri bizi tutar
    Bırakmaz sellere
    Serinletir sizleri
    Hem de çevreyi süsler
    Ferahlatan dalları
    Ben varsam ağaç da var
    Ağaç varsa ben varım
    Toprak konuşmaz aslında
    Dile geldi duygularım.

    İSMAİL MALATYA

    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

    Utanma gardaşım sıkılma öyle ,
    Soyunla sopunla iftahar eyle
    Gönülden yürekten her zaman söyle
    ‘NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE’

    Her fırsatta söylüyordu Atatürk.
    Güven derdi çalış derdi ,öğün Türk.
    Son nefesini verinceye değin Türk.
    ‘NEMUTLU TÜRKÜM DİYENE’

    Öğünmek yaraşır büyük millete,
    FATİH ten YAVUZ dan daha da ö…te
    Gururla söylerdi ATİLLA METE.
    ‘NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE’

    Gelme oyunlara,düşme ağlara,
    Destanlar yazdım de bütün çağlara
    Yaz kumsala yüce dağlara,
    ‘NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE’

    Oku tarihini kendini tanı
    SALTUK BUĞRA HAN’ı, KÜRŞATatanı
    İşte bu ruh kurataracak vatanı
    ‘NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE’

    Değil ayıp,bir kabahat hiç değil,
    Kimse engel olamaz bu bir suç değil,
    Tam zamanı şimdi söyle geç değil,
    ‘NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE’

    İSMAİL MALATYA

    GÜLMEYEN ADAM

    Otuz altı sene boşa mı geçti,
    Enginarı bile bilmeyen adam?
    Atını alan Üsküdar’ı geçti,
    Ey asık suratlı,gülmeyen adam.

    İSMAİL MALATYA

    ATATÜRK ÇOCUKLARI SEVERDİ

    Atatürk çocukları
    Herkesten çok severdi,
    Onlara bayramların
    En güzelini verdi.

    Yalnız çocuklara mı?
    Ülkeme neler vermiş,
    Yurdun geleceğini
    Türk çocuğunda görmüş.

    Çocuklar aydınlanır
    Onun her bir sözünden,
    Borçlarını öderler
    Yürüyerek izinden.

    İSMAİL MALATYA

    ARKADAŞLIK KURALIM

    Benim adım Yasemin
    Arkadaşlık kuralım,
    Kendimizi tanıtıp
    Birazcık konuşalım.

    Bu yıl bire başladım
    Tam yedi oldu yaşım,
    Okulluyum artık ben
    Tertemiz üstüm başım.

    Haydi kalk,gel yanıma
    Birlikte oturalım,
    İstersen teneffüste
    Bir de oyun kuralım.

    Tabi neden olmasın
    Ben de Ömer Beyaztaş,
    Hem aynı sınıftayız
    Olalım biz arkadaş.

    İSMAİL MALATYA

    İSTANBUL

    Boğazın iki yanı
    Açık hava müzesi,
    Sembolün olmuş senin
    Güzelim Kız Kulesi.

    Camiler,kiliseler
    Dizilmişler yan yana,
    Hoşgörü örneğini
    Sergilersin cihana.

    Bizans’ı,Osmanlı’yı
    Derin derin solurum,
    Topkapı Sarayı’nda
    Ben kendimi bulurum.

    Güzelliğin daima
    Herkesçe görmüş kabul,
    Ömrüme kattın ömür
    Benim canım İstanbul.

    İSMAİL MALATYA

    AĞRI DAĞI

    Tektaş yüzük gibi göz kamaştırır
    Başında bulunan kar Ağrı Dağı,
    Sanki gelinlerin duvağı olmuş
    Köpük köpük bulutlar Ağrı Dağı.

    Bütün dağlara tepeden bakarsın
    Türüm türüm reyhan,kekik kokarsın,
    Ayrılanı hasretinle yakarsın
    Kim demiş,benzerin var Ağrı Dağı.

    İSMAİL MALATYA

    ÇALIŞINCA OLUYOR

    Tüm güçler bir noktada
    Buluşunca oluyor,
    Yapamam deme sakın
    Çalışınca oluyor.

    Çalışmak zor gelmesin
    Alışınca oluyor,
    Planlı,prgramlı
    Çalışınca oluyor.

    İSMAİL MALATYA

    ANADOLU ÇOCUĞU

    Alimleri,mürşitleri,
    Evliyaları,yiğitleri,
    Mevlanaları,Yunusları,
    Kültürü ile zengin Anadolu’nun
    Mütevazi bir kasabasında
    Törelerine bağlı bir ailenin
    Tekne kazıntısı evladı olarak
    Hıçkıra hıçkıra geldim dünyaya,
    Her Anadolu çocuğu gibi.

    Her Anadolu çocuğu gibi,
    Ben de höllüklere belendim
    Toprağın sıcaklığını,
    Damarlarımdaki kanda,
    İliklerimin her zerresinde
    Titreyerek hissettim.

    Benim de pantolonum yamalı,
    Ayakkabılarım lastikti.

    Şekillendirilmiş petrol ürünü
    Oyuncakları bilmezdim ben;
    Ağlayan bebekleri,
    Ateş alan silahları.

    Şeker pancarının kökündendi,
    Benim arabam,trenim.
    Katar katar dizerdim onları
    Dünyalar olurdu benim.
    Çamurdandı bütün oyuncaklarım,
    Kendim şekillendirirdim onları,
    Bütün hünerlerimi sergilerdim,
    Oyun arkadaşlarıma.

    Yumurta satıp aldım kalemimi,
    Her Anadolu çocuğu gibi;
    Bir bakraç yoğurt sattım
    Kitap için,defter için.

    Yattığımda şükrederdim Allah’a;
    Anadolu’nun elektriksiz,okulsuz,
    Hatta susuz,yolsuz…
    Kırsalında doğanlardan daha şanslı olduğum için
    Okuluma gidip geliyordum;aslanlar gibi.
    Yavan yemek de yesem,
    Yamalı da gezsem
    Aç değildim,çıplak değildim.
    İlim deryasından içiyordum yudum yudum.

    Geceleri huzurlu uyuyordum
    Aferin aldığım zaman,
    Pekiyi aldığım zaman,
    Öğretmen başımı okşadığı zaman.

    Yaz tatillerinde yardım ederdim babama;
    Tarlada,
    Harmanda.
    Akşama kadar çeker dururdum
    Gavur ölüsü gibi tırmığı
    On dönümlük yamaç tarlada.
    Her yanım tutmaz olurdu,
    Akşam eve geldiğimde
    Kıvrılırdım hemen bir köşeye.

    Sabah kalkardım;
    Yine dinç,
    Yine çakı gibi,
    Yine arslan gibi,
    Her Anadolu çocuğu gibi.

    Hayvanat bahçem,evimizin bahçesi,
    Oyun alanım,harman,
    Lunaparkım orman,
    Yüzme havuzum ırmaktı.

    Her şeyim doğaldı benim;
    Her şeyim,
    Beşiğim doğaldı,
    Kaşığım doğaldı,
    Karekterim doğaldı,
    Aşığım doğaldı,
    Her Anadolu çocuğu gibi.

    İSMAİL MALATYA

    ÇİÇEKLER DALINDA GÜZEL

    Elbet yar elinde güzel
    Dökünce yolunda güzel,
    Yalvarırım koparmayın
    Çiçekler dalında güzel.

    Dert ortağın sazın gibi
    Oğlun gibi,kızın gibi,
    Onlara bak gözün gibi
    Çiçekler dalında güzel.

    Bakmakla hiç doyulur mu?
    Yazık günah kıyılır mı?
    Vazolara koyulur mu?
    Çiçekler dalında güzel.

    Bakın nasıl gülüyorlar,
    Sanki dile geliyorlar,
    Koparınca ölüyorlar
    Çiçekler dalında güzel.

    İSMAİL MALATYA

    ZEYNEP’İN HAYALİ

    Zeynep büyüdüğünde
    Yazar olmak isterdi,
    Birazcık büyüyünce
    İyice karar verdi.

    Lunaparkta,kırlarda
    Çocukları düşledi,
    Güzel güzel şiirler
    Öykülerle başladı.

    Zeynep çocuklar için
    Masal ve roman yazar,
    Hayaline kavuştu
    Oldu artık bir yazar.

    İyi ki bizim Zeynep
    Güzel hayaller kurdu,
    Hayalleri olmayan
    Yükseltemez bu yurdu.

    İSMAİL MALATYA

    CİMCİME LEYLEK

    Sonbahar geldiğinde
    Göklere kanat açtım
    Hem gece hem de gündüz
    Haftalar boyu uçtum
    Ne dağlar,ne ovalar
    Ne denizleri aştım
    Beni dünyalar kadar
    Seversiniz bilirim
    Üzülmeyin çocuklar
    İlkbaharda gelirim
    Güzel mutlu günlerin
    Müjdesini veririm
    Ben de sizsiz yapamam
    Duramam sonsuza dek
    Bilmez misiniz benim
    Adım Cimcime Leylek.

    İSMAİL MALATYA

    SARIŞIN AYŞE

    Yeşil yeşil gözlerim
    Sarı sarı saçları,
    “Sarışın Ayşe”diyor
    Bana arkadaşlarım.

    Ayakkabılarım da
    Gözlerim gibi yeşil,
    Yanaklarım kırmızı
    Açmış sanki birer gül.

    Yakası mavi olan
    Kırmızı elbisem var,
    Bileğimde boncuklar
    Ne güzel duruyorlar.

    İSMAİL MALATYA

    GÜNEŞ’E BAK

    Başını kaldır Neşe
    Güneş’e bak Güneş’e,
    Ne güzel gülümsüyor
    Saçıyor bize neşe.

    Altından taç takıyor
    Kral gibi bakıyor,
    Sanki dört bir yanından
    Işık seli akıyor.

    İSMAİL MALATYA

    MESLEKLER

    Benim adım Cimcime Sena;
    Ben sekreter olacağım
    Genel müdürün yanında,
    Aksatmadan yapacağım
    Bütün işleri anında.
    Yaptırırım her gün bakım,
    Hem güzelim hem de şıkım.

    Ben ise Afacan Mehmet;
    Bir futbolcu olacağım
    Süper goller atacağım,
    Sezon sona erdiğinde
    Gol kralı olacağım.
    İdmana çıkarım her gün,
    Cimbom’da oynarım bir gün.

    İSMAİL MALATYA

    SAAT

    Uzun olan yelkovan
    Kısası ise akrep,
    Yorulmaz onlar asla
    Kadranda dönerler hep.

    Ona bakar gideriz
    Eve,okula,işe,
    Herkes alışmış artık
    Bu düzenli gidişe.

    Saatleri bellidir
    Yenir üç öğün yemek,
    Günü iyi kullanmak
    Bilgi,başarı demek.

    İsmail MALATYA

    ÇOCUKLUK OYUNLARI

    Hendekten Karagöl’e
    Balıklama atlardık,
    Çal’ın eteklerinden
    Sarı çiğdem toplardık.

    Oklarla nişan alıp
    Ağaçlara saplardık,
    Alınan puanları
    Sonunda hesaplardık.

    Yorulmayı bilmezdik
    Olsa da karnımız aç,
    Dört Dombalak oynardık
    Çevirirdik hep topaç.

    Uzun Eşek oynarken
    Ağrırdı hep belimiz,
    Kim Vurdu? nun sonunda
    Kızarırdı elimiz.

    İsmail MALATYA

    MARTILARLA DANS

    Ortaköy’de gezerken
    Huzurla dolar içim,
    Büyüsü sarar beni
    Bilseniz hem ne biçim.

    Adalar,Boğaz,Haliç
    Küçükçekmece Gölü,
    İstanbul baştan başa
    Olmuş sevgi sembolü.

    Güverteye konarlar
    Uçarlar,kur yaparlar,
    Ekmeğin parçasını
    Ta havada kaparlar.

    Harem’den Sirkeci’ye
    Her gün martılarla dans,
    Ömür katar insana
    Her saniyesi avans.

    İsmail MALATYA

    ŞEMSİYEM

    Açtığımda üstümde
    Bir mantar gibi durur,
    Yağmurlardan,doludan
    Beni karlardan korur.

    Şemsiyem kış boyunca
    Olur bana arkadaş,
    Yürürüm ıslanmadan
    Olmaz üstüm başım yaş.

    İsmailMALATYA

    ALİCAN

    Alican sağlığının
    Kıymetini biliyor,
    Ne kadar besin varsa
    Ayrım yapmadan yiyor.

    “Düzenli beslenelim
    Can boğazdan geliyor,
    Unutmayın sporu
    Sürekli yapın”diyor.

    Alican çok sağlıklı
    Çok güçlü,hastalanmaz,
    Yüzü sürekli güler
    Okuldan geri kalmaz.

    İsmailMALATYA

    CANIM ÖĞRETMENİM

    Annem,babam ve sensin
    Beni şekillendiren,
    Beni sevgiyle saran
    Bana kol kanat geren.

    Beni aydınlatırsın
    Bilgi,sevgi verirsin,
    Gelecek ellerinde
    İleriyi görürsün.

    Seni çok seviyorum
    Her şeyimsin canımsın,
    Yüreğimin içinde
    Canımdan da yakınsın.

    İsmail MALATYA

    ÖZGÜRÜM BEN ÖZGÜRÜM

    İnsanlar yüzyıllarca
    Durmaksızın çalıştı,
    Sonunda özgürlüğe
    Haklarına kavuştu.

    Atatürk ulusunun
    Ezildiğini gördü,
    Cumhuriyetle bize
    Sayısız haklar verdi.

    En birinci sırada
    Yaşama hakkı gelir,
    Çağdaş insan hakkını
    Özgürlüğünü bilir.

    İnancımda,vicdanda
    Ve düşüncemde hürüm,
    Haykırırım durmadan
    “Özgürüm ben,özgürüm.”

    İSMAİL MALATYA

    KORKUSUZ KANGAL

    Köpeklerin hepsinden
    İri Korkusuz Kangal,
    Sanki ailemizden
    Biri Korkusuz Kangal.

    En küçük tehlikeyi
    Sezer Korkusuz Kangal,
    Sabaha dek bahçede
    Gezer Korkusuz Kangal.

    Uçan,kaçan ne varsa
    Görür Korkusuz Kangal,
    Her tavrı ile güven
    Verir Korkusuz Kangal.

    Bakışımızdan bizi
    Anlar Korkusuz Kangal,
    Bize yaşatır güzel
    Anlar Korkusuz Kangal.

    İSMAİL MALATYA

    SEVİYORUZ ATATÜRK’Ü

    “Anneni mi,babanı mı
    Hangisini seviyorsun?
    Abini mi,ablanı mı?”
    Diyerek hep soruyorsun.

    Bir an tereddüt etmeden
    Hemencecik söylüyorum:
    “Her sevginin yeri ayrı
    Hepsini de seviyorum.”

    Hepimizin yüreğinde
    Dillerimizde türkü,
    Sevgilerin en üstünü
    Çok sevmektir Atatürk’ü.

    İSMAİL MALATYA

    CENNET SİVAS’IM

    Sivas’;tan çıktım,şehir şehir dolaştım
    Gönlümü hiçbirine veremedim ben,
    Ha babam,derken son şehre ulaştım
    Sivas’tan güzelini göremedim ben.

    Zemherisi,ayazı,buzu çağırır
    Çamuru,toprağı,tozu çağırır,
    Kalemliği,kilimi,sazı çağırır
    Kalbimden sevdasını silemedim ben.

    “Olmaz”dedim;Marmaris’e,Efes’e
    Bülbül lanet etmiş,altın kafese,
    Cennet gelir,memleketi herkese
    Postumu yad ellere seremedim ben.

    Dört mevsim kar vardır dağlarında,taşında
    Soğuklar bastırıyor,ta eylülün başında,
    Donulur,dışarı çıkılmaz kara kışında
    Bu aşka bir anlam veremedim ben.

    İSMAİL MALATYA

    DİŞLEK TAVŞAN

    Önde var iki dişi
    Paytak paytak gelişi,
    Maskaralıktır işi
    Benim dişlek tavşanım.

    Herşeyden çok seviyor
    Durmadan havuç yiyor,
    Dişlek dişlek gülüyor
    Benim dişlek tavşanım.

    Kavga nedir bilmez pek
    Kaçar görünce köpek,
    Tüyleri sanki ipek
    Benim dişlek tavşanım.

    İsmail MALATYA

    DOSTLUK APARTMANI

    Oturanlar özeldi
    Dostluk Apartmanı’nda,
    Her gün ayrı güzeldi
    Dostluk Apartmanı’nda.

    İki nesil yaşlandı
    Neler neler yaşandı,
    Bize dostluk aşlandı
    Dostluk Apartmanı’nda.

    Balkona dolaşıklar
    Ne hoştu sarmaşıklar,
    Kamelyada ışıklar
    Dostluk Apartmanı’nda.

    Komşuluklar olurdu
    Ne dostluklar kuruldu,
    Gönlüm huzur bulurdu
    Dostluk Apartmanı’nda.

    İSMAİL MALATYA

  38. 38
    İSMAİL MALATYA 

    AĞACI KORU,YEŞERT

    Su hayat demektir
    Fazlası sel olur,
    Yanmasın ormanlar
    Ülkemiz sel olur.

    Ağaçlar tükendikçe
    Canım topraklar kayar,
    Erozyon önlenmezse
    Deniz toprağa doyar.

    Çığ sıklıkla görülür
    Ağaç olmayan yerde,
    Ağacı koru,yeşert
    Düşmesin kimse derde.

    İSMAİL MALATYA

  39. 39
    İSMAİL MALATYA 

    HER ŞEYİMİZDİR ATATÜRK

    Hem Mustafa,hem de Kemal
    Ne de güzel isimleri,
    İçimizi ısıtıyor
    Sevgi saçan resimleri.

    Soyadı bir başka güzel
    Coşar onu söylerken Türk,
    Seviyoruz, özlüyoruz
    Her şeyimizdir Atatürk.

    İSMAİL MALATYA

  40. 40
    İSMAİL MALATYA 

    GÖBEĞİNİ KAŞIYAN ADAM

    İşlerin yine yolunda mı?
    Bedavadan yaşayan adam,
    Keyiften sırt üstü yatıp da
    Göbeğini kaşıyan adam.

    Helalmiş,harammış demeden
    Midesine aşıran adam,
    Bir gün foyan çıkar ortaya
    Göbeğini kaşıyan adam.

    Her gece gündüz kulüplerde
    Okey taşı döşeyen adam,
    Ömründe bir gün çalışmamış
    Göbeğini kaşıyan adam.

    İSMAİL MALATYA

  41. 41
    İSMAİL MALATYA 

    HAYALCİ HASAN

    Şu bizim Hayalci Hasan
    Denizin üstünde yürür,
    Gözleri kapalı iken
    Dağdaki tavşanı görür.

    Evden okula giderken
    Çatıdan çatıya uçar,
    Onu hiç kimse tutamaz
    Tazılardan hızlı koşar.

    Ayağa kalktığı zaman
    Başı bulutlara değer,
    Hayat anlamsız olurdu
    Hayaller olmasa eğer.

    İSMAİL MALATYA

  42. 42
    İSMAİL MALATYA 

    HACİVAT İLE KARAGÖZ

    Hacivat ile Karagöz
    Aralarında döner söz,
    Onlara hep güleriz biz
    Hah hah hah hah hah.

    Karagöz biraz safcadır
    Hacivat ise çok bilmiş,
    Çocuklar onlara gülmüş
    Hah hah hah hah hah.

    Herkes onları dinliyor
    Dinlerken de eğleniyor,
    Eğlenirken öğreniyor
    Hah hah hah hah hah.

    Gösteriler ömre değer
    Onlar öğretmenmiş meğer,
    İkisi ayrı bir değer
    Hah hah hah hah hah.

    İSMAİL MALATYA

    KIRMIZI TOP

    Baba birlikte gidip
    Bana bir top alalım,
    Dönüşte biraz parkta
    Yakan top oynayalım.

    En sevdiğim renk olsun
    Onları almam baba,
    Şu yukarıda duran
    Kırmızıyı ver bana.

    İSMAİL MALATYA

  43. 43
    İSMAİL MALATYA 

    SİVAS SENİ SEVMEK ÖMRE BEDELMİŞ

    Seni uzaktan sevmek çok güzeldi
    Yakından sevmek daha da güzelmiş,
    Kalbim yaşama sevinciyle doldu
    Sivas seni sevmek ömre bedelmiş.

    Şereftir dünyada Sivaslı doğmak
    Gururla,kıvançla Sivaslı olmak,
    Sana kavuşmakmış huzuru bulmak
    Sivas seni sevmek ömre bedelmiş.

    İSMAİL MALATYA /19.06.2010

  44. 44
    ilker güvenç 

    Güzel,duygu ve öğüt verici şiirlerini taktir ve tebrik ediyorum.Okuma ve şiir sevgisi olmayan toplumlar barış ve insan kardeşliğini geç anlayan algılayan toplumlardır. İlker Güvenç 05322351178

  45. 45
    TURAN KARA 

    Mehleket ve sıla kokulu şiirlerini okumaktan zevk duyuyorum. Güzel duyguların ve değerlerin paylaşıldıkca anlam kazanacağı, büyüyerek kocaman dağ oluşturacağı kanaatındayım. DENİZLİ

  46. 46
    ilker güvenç 

    SAVAŞIN İYİSİ,
    BARIŞIN KÖTÜSÜ OLMAZ.
    İLKER GÜVENÇ

    AL,VER OLSA.
    VER,AL 0LSA.
    ZAMANINDA BULUNSA.
    BARIŞA GEREK KALMAZ.
    İLKER GÜVENÇ

  47. 47
    ilker güvenç 

    VARDIR
    En yüce ses,
    sürdüğün toprakta,
    Estiğin rüzgarda,
    yattığın yatakta,
    Attığın adımda,
    Anlamadığın dilde,
    Kandırıldığın halde,
    Ağladığın seste,
    Denizin dalgasında,
    Havanın dansında,
    Ademin faslında,
    Duyarsan,vardır.
    İLKER GÜVENÇ

  48. 48
    İSMAİL MALATYA 

    CANIM BABAM

    Yükseklere yağan
    Karsa babamdır,
    Şu dünyada dürüst
    Varsa babamdır.

    Dost bağında salkım
    Üzüm babamdır,
    Elim,kolum,iki
    Gözüm babamdır.

    Saygı,sevgi,şefkat
    Güven babamdır,
    Beni herkesten çok
    Seven babamdır.

    Mutluluk bulduğum
    Anım babamdır,
    Benim bir tanecik
    Canım babamdır.

    İsmail MALATYA ( 26.05.2011)

  49. 49
    Anonim 

    CANIM BABAM

    Yükseklere yağan
    Karsa babamdır,
    Şu dünyada dürüst
    Varsa babamdır.

    Dost bağında salkım
    Üzüm babamdır,
    Elim,kolum,iki
    Gözüm babamdır.

    Saygı,sevgi,şefkat
    Güven babamdır,
    Beni herkesten çok
    Seven babamdır.

    Mutluluk bulduğum
    Anım babamdır,
    Benim bir tanecik
    Canım babamdır.

    İsmail MALATYA ( 26.05.2011)

  50. 50
    İSMAİL MALATYA 

    KAHVALTININ ÖNEMİ

    Kahvaltımı yapmadan
    Asla okula gitmem,
    Duydum ben gidenleri
    Size tavsiye etmem.

    Derse katılamazsın
    Güçsüz,halsiz kalırsın,
    Başarını etkiler
    Sonra mutsuz olursun.

    Peynir,zeytin,yumurta
    Yenilip gelinmeli,
    Kahvaltının önemi
    Herkesçe bilinmeli.

    İSMAİL MALATYA

  51. 51
    İSMAİL MALATYA 

    SİHİRLİ LAMBA

    Sihirli bir lambam olsa
    İçinden bir dev çıksa,
    Şöyle etrafa baksa
    Dilediğimi yapsa.

    Neler istemem,neler
    Patatesler,köfteler,
    Yükümü hafifletir
    Hemen biter ödevler.

    İSMAİL MALATYA

  52. 52
    İSMAİL MALATYA 

    TEMİZ ÇOCUK

    Ben bir temiz çocuğum
    Elim,yüzüm tertemiz,
    Her yanım pırıl pırıl
    Siz beni bir görseniz.

    Dişlerimi fırçalar
    Tırnağımı keserim,
    Hepiniz temiz olun
    Yoksa size küserim.

    Pis olan çocukları
    İnanın sevmiyorlar,
    Boş yere değil bana
    “Temiz Çocuk” diyorlar.

    İSMAİL MALATYA

Yorum yapın -

ŞİİRLERİNİZİ GÖNDERİN SİZİN İSMİNİZ İLE YAYINLAYALIM