Hapishane Åžiirleri Kategorisi

ÇarÅŸamba, Haziran 10th, 2009 | Editör: hunter

Kalkın kardeşler ışıklar görünmeye başladı
Eski duvarlar deÄŸil bu duvarlar
Bir ak kuş gelip kondu kara çatıya
Dünyayı böylesine sardı mı kollar
Ne etsin kelepçe neylesin zincir
Kaç kez gösterdi tarih aldatmayacak bizi
Bu denizli kuşlu dünyada
Bir tek acılar mıdır payımıza düşen
Dökülsün yollara beş kıtada
Ekmek de özgürlük de barışın gülleridir
Yumuk elli bebekler pencerelerde bekliyor
Dünyayı çepeçevre kuşatan barış kervanlarını
Çelik canavarlar gibi tanklar [...]

Devamını oku

 

Cumartesi, Mayıs 23rd, 2009 | Editör: hunter

Sabah serinliği gün ağarıyor
Demir taş küf yosun
Sen böyle gecenin ortasında
Olan bitenden habersiz
Uyuyor musun?
Güvercin sesi çocuk sesi tren sesi
Parmaklıklara yakışmayan ne varsa
Duvarlarında
Güneş bütün gün çağıradursun
Elden ne gelir
Yaşamak böyle kanlı akarsa
Maviliğin dibinde böyle gözyaşları
Kirli ağır durgun
Daha bir süre akıp gidecek Duvarlarında
Vedat Türkali

Devamını oku

 

Cumartesi, Mayıs 23rd, 2009 | Editör: hunter

Mahpusanedeyim.
Mahpusanede kalbimin
kanayan çıplak ayakları
ne zaman çok uzun bulsa yolunu,
hatırlarım bilmem neden
Azeri yoldaşım Bayram Oğlunu:
Baki.
Gece saat iki
sularında ..
Karaşehrin kara damlarında yatanlar
görüyor kanlı renklerin nescini uykularında ..
Yıldızların altında kara neft burguları
hışırdıyor servilikler gibi derinden
yüreğinden.
Bakıyor uykulu sarı gözler
kara topraktaki yağlı neft birikintilerinden.
Gök kara,
yıldızlar sarı.
Tek katlı,
düz damlı dört köşe tas dükkanların
kapalı kara kapıları.
Karaşehrin kara damlarında yatanlar
görüyor kanlı renklerin nescini [...]

Devamını oku

 

Cumartesi, Mayıs 23rd, 2009 | Editör: hunter

Yalnızlığı sevmiyorum
Yalnız kim ola ki
Kendim…
Kendimin kendini sevmiyorum
Kediler hariç…
Kahve ocakçısı olacaktım ben
Tuttum kavlimi
Yazdıklarımsa hep nafile
Hep nişanlı angaje ısloganlı
Can, diyorlar, bir kahve yap şu dümenin ağzına
Kallavi olsun!
Bende yoksa kahve, yemişçiden tedariklenip
Ve cezveyi ateşe sürüp, üstüne yemeni, şekerini
Taşırmadan pişiriyorum
Biliyorum, bilmez miyim bu kahve ocağınnan
Ocağımızı bucağımızı
Isıtamayacağımı!
İşte onun içinde de içim titreyerek
Cezvenizi sürüyorum ateşe
Can Yücel

Devamını oku

 

Cumartesi, Mayıs 23rd, 2009 | Editör: hunter

Günlerim uzamış zaman geçmiyor
Duvarlar küsmüş bana konuşmuyor
Çiçekler buralarda hiç yeşermiyor
Güneş doğmuyor buralara anne
Gecelerim uzamış zaman geçmiyor
Yıldızlar küsmüş ışık saçmıyor
Zifiri karanlıklar hiç bitmiyor
Sabah olmuyor buralara anne
Sabah olmuyor ki
Koğuştaki demir parmaklıkların
Ardından çıkıp
Avludaki demir parmaklıkların
Ardına gideyim
Volta atmaya
Osman Çiftçi

Devamını oku

 

Cumartesi, Mayıs 23rd, 2009 | Editör: hunter

Zindandayım anne yatağım ranza,
Bir yanımdan soğuk vurur,bir yanım kuru tahta,
Yalnız ben değilim kalan burada
Kaderimi paylaÅŸan Yusuflar var anne.
Zindan dediğin dört duvar, küçük bir cam,
Sürgülü demir kapı, korkulu bir an,
Yıllar oldu dostumdan gelmez bir selam,
Selamların başım üstüne anne.
Aylar boyu her gün yedim makarna,
Dilimiz damağımız yağ bağlasa da,
Ahh yanımda olsan da sarılsan şu yavruna,
Seni nasıl özledim özledim [...]

Devamını oku

 

Cumartesi, Mayıs 23rd, 2009 | Editör: hunter

Kalkın kardeşler ışıklar görünmeye başladı
Eski duvarlar deÄŸil bu duvarlar
Bir ak kuş gelip kondu kara çatıya
Dünyayı böylesine sardı mı kollar
Ne etsin kelepçe neylesin zincir
Kaç kez gösterdi tarih aldatmayacak bizi
Bu denizli kuşlu dünyada
Bir tek acılar mıdır payımıza düşen
Dökülsün yollara beş kıtada
Ekmek de özgürlük de barışın gülleridir
Yumuk elli bebekler pencerelerde bekliyor
Dünyayı çepeçevre kuşatan barış kervanlarını
Çelik canavarlar gibi tanklar [...]

Devamını oku