Akdeniz şiirleri Kategorisi

Cumartesi, Nisan 25th, 2009 | Editör: hunter

anadolu yanıyor
anadoluyu
anadoluda yazmak
anadoluda yanmaktır
yanmayan yazamaz
yazmak için yanmak gerek
yanmak için yürek gerek
yürek için sevmek gerek
sevmek için ölmek gerek
yanarak ölmek gibisi var mı
var mı yanmayı göze almak gibisi
yanmak için yazmak gerek
anadoluda yazmak
anadoluda yanmaktır
anadolu yazdıkça
anadolu yanacaktır
anadolu yandıkça
anadolu yazacaktır
\’sen yanmazsan
ben yanmazsam
nasıl çıkar karanlıklar
aydınlığa” derken
nazım yanmasaydı
hiç yazar mıydı
nazım yazmasaydı
anadolu yanar mıydı
anadolu yazıyor
anadolu yazdıkça
anadolu yanıyor
mustafa Özke

Devamını oku

 

Cumartesi, Nisan 25th, 2009 | Editör: hunter

Biz doğarken olduğumuz gibi
Delikanlı büyüdük
Biz anadolu çocuğuyduk
Ninnilerle büyümesek de
Baykuş sesleriyle büyüdük
Biz anadolu çocuğuyduk
Yamalı pantolonla gezmesek de
Fermuarsız pantolonla gezdik
Biz anadolu çocuğuyduk
Kardeşçe büyüdük
Harmanlar otağında
Biz anadolu çocuğuyduk
Kalleşçe vurmadık arkadan
Hep yüz yüze çarpıştık
Biz anadolu çocuğuyduk
Çok şeyimiz olmadı
Hep hayallerle büyüdük
Biz anadolu çocuğuyduk
Hiçbir zaman namussuzluk etmedik
Ailede yuvada ve ülkede
Biz anadolu çocuğuyduk
Hiçbir zaman sevgiliyle gezmedik
Küçüklere örnek olalım diye
Biz anadolu çocuğuyduk
Ve de ihanet [...]

Devamını oku

 

Cumartesi, Nisan 25th, 2009 | Editör: hunter

Anadolu erkekleri, tarlada,
Anadolu erkekleri, taşocağında,
Şehirlerdeki, Anadolu erkekleri;
Taş binâlardan, Ekmeğini çıkartır…
Elleri nasırlı, parmakları çatlak,
Parmakları kesik, Anadolu erkekleri,
Saçları dökük, gözlerde gözlük,
Üşümez! Anadolu erkekleri…
Söz anlatmaktan yorgun-bitkin,
Makamlar ile, irâdeli- yetkin,
Geçinemeyenleri; sıkkın- solgun,
Gönüllüdür, Anadolu erkekleri…
Beyinleri dalgın, işlerinde coşkun,
Saygılıdır, Anadolu erkekleri,
Askerine mahcûp, düşmanına aslan,
Heybetlidir, Anadolu erkekleri…
Sazına âşık, sözüne dolaşık,
Bilmeyene ışık; Anadolu erkekleri,
Derneğine barışık, yaylâsına ulaşık,
Yemeğine kaşık, Anadolu erkekleri…
Şehîdine Bayrak, oyununa kıvrak,
Ağacına [...]

Devamını oku

 

Cumartesi, Nisan 25th, 2009 | Editör: hunter

Bir maviliktir
Ufuk çizgisinde kaybolan
Göğerdikçe deniz
Aklıma gelir
Al al yeşilin içinde şavklı
Sardunyalar
Sulara bakınca
Ne kadar anımsatırlar
Asırlardır buradalar
Sanki gelecek gibi
Kalyonlar dizi dizi
Surların ucunda bengi
Kızılkule
Ilık yeli savurur saçlarını
Kızların
Hem sıcak hem şirin
Bağrına basar gibi
Dile gelip
Bir Akdeniz türküsü
Haykırıyor Alanya

Devamını oku

 

Cumartesi, Nisan 25th, 2009 | Editör: hunter

Sen Deniz Gök,
Bir an dursaniz uykuda
Büyür bir yosun geceye karsi.
Tedirgin olur ölüler
Bir an yaslansaniz karanliga,
Sen Deniz Gök.
———————
Dalarim engine
Ki yasadigim
Aniladigimdir.
Roma@yla Kartaca@nin arasinda
Yüzer, sevgi sevgi
Istanbul.
Böler bir kus düsüncemi ikiye
Maviden
Yarida kalir içki.
———————
Dersin ki
Ellerimize degecek
Yildizlar
Büyüyecek büyüyecek de.
Dersin ki
Bir aydinligi var
Sevgililer için,
Karanlik sessiz de.
Dersin ki
Uyuyamiyorum
Yalniziz
Gece, mavi de.
———————
Sessizdi yeryüzü
Yeryüzünde bircik Akdeniz vardi
Akdenizde
Yalniz ikimiz.
Beni seviyor musun dedim,
Yumdu gozlerini uzakliga,
Tam sorulacak an, diye [...]

Devamını oku

 

Cumartesi, Nisan 25th, 2009 | Editör: hunter

I
Öyle bir alaşımdır ki seninle deniz
Bir açık deniz
Bakınca hiçbir şey göremediğin
Gözlerini duyduğun yalnız
Sözlerin var, dudak izlerin yok sözlerinde.
II
Denedin ki oralarda zaman olmayı
Şimdi bir Akdeniz salgınısın sen
Sonsuz bir otobüs yolcusu gibi, tam öyle gibi
Her gün kırmızı bir bilet düşürürsün dişlerinden
Ki senin bir yerin olmadı hiç, olmayarak soldu
Diri bir sabahın eylülüsün birden
Sonra bir solgunluğun yeniden solgunluğu
Tırnakların dibine [...]

Devamını oku

 

Cumartesi, Nisan 25th, 2009 | Editör: hunter

Ötüken toprağından yaratılmış bedenim,
Zalime karşı,mazluma kol kanat gerenim.
Sevdam Hürriyeti Tanrı dağlarına yazan ,
Altaydan at sırtında rüzğar gibi geçenim.
Ezelden Türk’üm Yafes’in soyundan gelirim.
Tevrat’ta adım geçer,Nuh’u Ata’m bilirim.
Adalet ve yiğitlik damarımda dolaşır,
Medeniyet deyince dünya’ya ders veririm.
Altayların yücesinden gür sularım akar,
Ötüken ormanında av hayvanlarım koşar.
Cennetsi çeşit çeşit meyve ağaçlarımı,
Tanrı dağlarının güçlü yağmurları sular.
Kımız dolu deri belimde,çanaç elimde,
Kurtbaşlı Tuğ’lar [...]

Devamını oku