Mahpusanedeyim.
Mahpusanede kalbimin
kanayan çıplak ayakları
ne zaman çok uzun bulsa yolunu,
hatırlarım bilmem neden
Azeri yoldaşım Bayram Oğlunu:
Baki.
Gece saat iki
sularında ..
Karaşehrin kara damlarında yatanlar
görüyor kanlı renklerin nescini uykularında ..
Yıldızların altında kara neft burguları
hışırdıyor servilikler gibi derinden
yüreğinden.
Bakıyor uykulu sarı gözler
kara topraktaki yağlı neft birikintilerinden.
Gök kara,
yıldızlar sarı.
Tek katlı,
düz damlı dört köşe tas dükkanların
kapalı kara kapıları.
Karaşehrin kara damlarında yatanlar
görüyor kanlı renklerin nescini uykularında.
Baki.
Gece saat iki
sularında
TaÅŸlarda yuvarlanan
nal ve tekerlek sesleri.
Seslerde seslenen sesler ..
İşte bir fayton geçiyor
geçmede
geçti:
son evlerin yakınından
uzağından
ırağından..
Kara bir lanettir ki bu,
kopmuÅŸ geliyor gecenin dudağından…
Bu faytonun fenerinde dehÅŸeti var:
hançerle oyulmuş
kor
ve derin
gözlerin..
TaÅŸlarda yuvarlanan
nal ve tekerlek sesleri
Gittikçe uzaklaşan,
gittikçe alçalan sesler…
Ortada demiryolu,
saÄŸ yanda KaraÅŸehir;
solda fabrikaların
duvarları yükselir.
Karşıdan fayton gelir.
içinde Bayram Oğlu.
Bağlanmış kolu
Bayram OÄŸlunun..
Karşıdan fayton gelir
içinde
Bayram OÄŸlu.
Jandarma sağı,
Jandarma solu
Bayram OÄŸlunun…
Kolunu bağlamışlar
kanadı kırık değil ..
Gözünde toplanan
hıçkırık deÄŸil…
Gözleri ışık dolu
Bayram OÄŸlunun.
Karşıdan fayton gelir,
içinde
Bayram OÄŸlu.
Ölümdür yolu
Bayram OÄŸlunun
Bayram
OÄŸlunun…”
KALBİMİ BUNALTAN BU DÖRT DUVAR MI?
ÖLÜMDEN ÖTEYE KÖY VAR MI???
Nazım Hikmet Ran

Son Yorumlar