Archive for » Ağustos, 2009 «

Pazartesi, Ağustos 31st, 2009 | Editör: Cisem

Nefesin mutluluk kokacak günlerin birinde
Rüzgarlar esicek şehrin güneyinden
Ilıman ılıman
Her tene vuruşunda
Nefesin benliğime vururcasına
Mutluluk akıcak gözyaşlarımdan
Senin mutluluğun
İşte o zaman anlıyacaksın sevilmenin mutluluk olmadığını
Her insanın kendini sevebileceğini
Ama
Mutluluğun
Nefesinle bir başkasını sevmek olduğunu
Mutluluğu nefeslerde koklayacağız
Nehirler çıkacak karşımıza
Azgın kudurmuş nehirler
Belki bedenler aşamıyacak nehirleri
Karşılıklı bakışlar kalıcak sevmelerden yana
Ama mutluluk koktukça nefeslerimiz
Ne azgın nehir tanıyacak
Ne de hırçın dalga
Uçacak uçacak
Mutluluk kokan nefeslerimiz uçacak
Belkide [...]

Devamını oku

 

Pazartesi, Ağustos 31st, 2009 | Editör: Cisem

Parmak kaleme hasret
Kalem kağıda hasret
Kağıt kelama hasret
Kelam ilhama hasret
Aşık sazına hasret
Sazı sözüne hasret
Yarın umuda hasret
Umut düşüne hasret
Bahar bülbüle hasret
Bülbül gülüne hasret
Savaş barışa hasret
Barış huzura hasret
Elem gülene hasret
Gülen neşeye hasret
Sıla gelene hasret
Gelen yarene hasret
Mecnun Leyla’ya hasret
Leyla sevdaya hasret
Sevda murada hasret
Murat vuslata hasret
Şehit vatana hasret
Vatan millete hasret
Millet ATA’YA hasret
 
 
Dilşade Güngör

Devamını oku

 

Pazartesi, Ağustos 31st, 2009 | Editör: Cisem

aşık oldum inandım sözlerine
baktım durdum o yalancı gözlerine
belki gidene kadar anlamadım ama
sewdim seni hem de ölümüne
sessizce uzaklaşmaya başladın benden
yaklaştıkça kaçtın uzak durdun yüreğimden
gözlerim sel olmuş akıyor bedenimden
tek isteğim temiz bir aşktı senden
seviyorum dedim hiç bir zaman anlamadın
gidiyorum dedim hiç bir zaman ağlamadın
gözü yaşlı,gönlü yaralı bıraktında benı
arkana dönüp hiç bir zaman bakmadın,
uzun yıllar geçti zaman akıp [...]

Devamını oku

 

Pazartesi, Ağustos 31st, 2009 | Editör: Cisem

Seni sevdim, yanlız biliyorsun bunu
Ellerim boş, bitsin artık oyunun..
Nedendir bilmem, kalbim çıkacakmış gibi çarpar
İllede ölmem gerek anladım bu gece
Sevdim kardaş sevdm..Tek günahım bu..
Ekledim bir yıldız..daha gökyüzüne
Var, olan bir kalbim vardı oda gitti
İllede ölmem gerek anladım bu gece
Yalnızda,yaşarım ben
Onun bunun lafına inandım yapayalnız bıraktın beni
Rüzgar,sevgimi alıp götürdü artık
Umutlarımı bırakıp gittim ben..Sensizliği kabullendim
Melek gibi yüzünü sonsuza kadar [...]

Devamını oku

 

Pazar, Ağustos 30th, 2009 | Editör: Cisem

Başka bir sabahı istemediğim günden bu güne..
Yıllar katarın arkasındaki vagonlar gibi durağımdan geçmekte..
Ve içimde büyüyen yalnızlık aşığı sarhoşun içten ağlamalarına sarılı,
Gözlerinde terkedilmişliğin verdiği acıyı saklayan yetimin,
Dinmez yürek sızısına kesilmiş biletim!.
Bazen bir soluk ışığa bakar
Öylece anlatmak isterim ne varsa..
Bende beni bitiren, işte!.. demek gelir içimden,
İşte bu yüzden!!.. Bundan dolayı ve bu sebepten!!
Durur önüme bir perde sus [...]

Devamını oku

 

Pazar, Ağustos 30th, 2009 | Editör: Cisem

SANA GELİYORUM
Benim sabah keyfim
yeni açmış bir gülü
insanların gülücüklerine yerleştirmektir.
Sana karlı bir günde geleyim
saçımın beyazlığı ve paltomun ıslaklığıyla
üşüyen dudaklarımı ısıt, tenimi kurula
uzun bir şarkıda susalım farkında olmadan
sobanın çıtırtılarına dalalım
sana küçük törenlerimizde şarkı söyleyeyim
içki içelim güneşle başbaşa
saçlarına dokunan tarağın hışırtısını dinleyeyim
gözlerinin titreşimini yansıtsın aynalar
bir gece şelalesi gibi
damarlarıma akıp yankılan yüreğimde.
Sana yağmurlu bir günde geleyim
parkta ıslanalım birlikte
gürültüller toprağın [...]

Devamını oku

 

Pazar, Ağustos 30th, 2009 | Editör: Cisem

Yalnızlığa Övgü
Mutluluğun gözü kördür,
Yalnızlık sağır.
Ondandır biri tökezleyerek yürür,
Öbürü uykusunda bile bağırır.
Mutluluk yalnız kendisini görür;
Unutur bu yüzden ilkin kendisini.
Yalnızlık kendi tutukluğunda özgür,
Boyuna bekler dönsün diye sesini.
Mutluluk alışır kendisine, ölümden beter;
Borçsuzluğuyla övünür, ama kedisi doğurmaz.
Yalnızlığın gidecek bir yeri yoktur;
Boyuna kapısına döner, açan olmaz.
Mutluluğun mezarları, yalnızlığın heykeli var…
Her ikisinin de saksılarında çiçek.
Biri hep başka bir renkle solar,
Öbürüyse ha [...]

Devamını oku