Archive for » Nisan, 2009 «

Perşembe, Nisan 30th, 2009 | Editör: admin

Solmuş olandır
sonbahar
kurumuş dal uçlarında
kalıntı yaprak mezarlığı
doğanın saklambaç
mevsimi
Güneş saklanır
konuksever bulutlar ardına
rüzgâr geleceğin şarkısını söyler
duymak isteyene
Ağaç… gözlerini yumar ve sayar
dökülür gözyaşı yaprakları
Mevsim sonbahar
ağaçlara bakıp, ağlayan kadın
solmuş olandır dün
Dostluk başlangıcı fotoğraflar
yaratılamamış aşklar
okunmamış kitaplar
ısırganotu sözler
Bir iç çekiş
değiştiremez geçmişi
Her sonbahar
silkelenmeli bir ağaç gibi
Kurtulmalı kalıntı yaprak
mezarlığından
Gözlerini yum ve say
rüzgâr ilkbaharın şarkısını söylüyor…
Nalan Çelik

Devamını oku

 

Perşembe, Nisan 30th, 2009 | Editör: admin

Öylesine yalnızım ki bu kalabalık içinde
Karışır göz yaşlarım bulanık nehirlere
Aynalar da artık yabancı bu çizgili yüze
Ben şimdi nasıl yaşarım bu gerçekle
Bulutlardan bir berk sesi böler sessizliği
Gönüllere derman olur rahmet izleri
Bir başka seviyorum artık sessiz geceleri
Alışıyorum kamburumla eskitmeye günleri
En çok sonbaharını sevdim her geçen yılın
Kuruyan yaprak değildi yalnızca belki de
Bir çınar gibi şahit oldum devrilen yıllara
Devrilen [...]

Devamını oku

 

Perşembe, Nisan 30th, 2009 | Editör: admin

Bir efkar doğar güneşin
Batığı yerden
Gecenin karanlığı sarar
Bedenimi
Çaresiz yalnızlığım dır
Düşer geçeme
Anılar biranda yok olur
İçim de esen bir sonbahar
Rüzğarı üşütür üşürüm
Beyaz bulutlara sarılı
Yer yüzüne inen melek gibi
Nereye bakasam
Ordaki bir hatıran çağırır
Zaman artık gece yarısı
Saatler suskun
Takvimler yaprak dökmüyor
Mevziler boş firari nöbetci
Hüzünler yine soğuk esiyor
Ama ben üşümüyorum ki
Artık geceye bıraktım kendimi
Ümitlerimde giydi kefeni
Böyle olur zalımın akşamları
Salim Erben

Devamını oku

 

Perşembe, Nisan 30th, 2009 | Editör: admin

Vurgun gönlümün kanayan yarası
Yine otura biliriz diz dize
Gel hadi konuşmadan
Sabahlayalım bu gece
Savurmasın rüzgar saçları
Her telinden bin İblis
Firar etmesin
Her yalanda bir gülü
Soldurmayalım
Bana aşktan söz etme
Kanayan yaralardan
Anlat bana
Ay ışığını saran bulutlar dan
Kayıp giden yıldızları değil
Dağ başında dumanları anlat
Bana ilkbahar yağmuru değil
Sonbaharın
Taze karından bahset
Masmavi temmuz akşamlarından
Sıcak
Yüreğinden söz et
Yada susalım konuşmadan
Sevişelim zalım
Salim Erben

Devamını oku

 

Perşembe, Nisan 30th, 2009 | Editör: admin

Silik sonbaharların kaybolan yerinde
Bulmak isterim seni
Benim için kal bugün
Yaşamak isterim Seni
Bir yokluğu yaşarcasına yalnızlığımda
Sarmak isterim seni
Sorgularcasına değil, özlem bu
Belki yaşanacakların
Belki de nostaljik yitmişliklerin özlemi
Bu nedenle bir başka çarpıyor kalbim bugün
Seni düşünüyor heyecanım artıyor
İstiyorum seni
Ne olursun sorma
Beni bana anlat dediğinde
Gözlerinde gördüğüm ışıltı
Dudaklarında hissettiğim kıpırtı
Yeter bana
Heyecanım artar, daha çok isterim seni
Giz dolu bakışlarının enginliği
Sevgi ve sevgisizliklerin kesişim [...]

Devamını oku

 

Çarşamba, Nisan 29th, 2009 | Editör: hunter

Ah, sen ey, ölüm kadar sonsuz olan
Ve dar bir tabut gibi rahat uyku !
Islak geceyi örtün kalbim, uyu !
Artık uykuyla tek başına kalan
Ruhum gemiler uğramaz bir liman
Bir tanrı gibi her tarafta korku;
İşliyor bütün saatler kurmadan,
Dışarda yağmur yağıyor durmadan,
Görmüyor pencereler sonsuzluğu.
Beni dibine çıkar mısın kuyu !
Bitti gücüne güvendiğim zaman,
Gökler yakın bir ayrılıkla dolu;
Aynasında yüzüm dalgalanan su,
Nağmesine [...]

Devamını oku

 

Kategori: Gece Şiirleri  | Yorum Yapın
Çarşamba, Nisan 29th, 2009 | Editör: hunter

Kandilli yüzerken uykularda
Mehtabı sürükledik sularda.
Bir yoldu parıldayan, gümüşten,
Gitlik… Bahs açmadık dönüşten,
Hülyâ tepeler, hayâl ağaçlar…
Durgun suda dinlenen yamaçlar…
Mevsim sonu Öyle bir zaman ki
Gâip bir mûsikiydi sanki.
Gitmiş kaybolmuşuz uzakta,
Rü’yâ sona ermeden şafakta…
Yahya Kemal Beyatlı

Devamını oku

 

Kategori: Gece Şiirleri  | Yorum Yapın